İşte o zaman “aşk” var derim.
(via oyleeyadaboylee)
Sabah uyandığında düşündüğün kimse olmuyor mal mal tavana bakıyorsun.
Beklediğin mesajlar olmuyor.
Uykusuzluğunun sebebini bilmiyorsun ve sadece sıkılıyorsun.
Anlatmak istediğin şeyler olduğu halde ne anlatmak istediğini bile bilmiyorsun.
Şarkılar acıtmıyor.
Yazamıyorsun .
Ağlayamıyorsun.
Böyle göğsünde bir boşluk..
Her şey bok gibi gidiyor işte.
Ama hiçbir şey yapamıyorsun.
(Source: amancokdaumrumdaydi)
Benim olduğumu bildiğin için bakmadan hızlı hızlı gittin biliyorum.Ama ben yine - en sevdiğim renk olan- mavi giydiğini ve bebek burnunu gördüm.O bebek burun hiç değişmeyecek değil mi? Her gördüğümde değişmeyen bebek burnunla eskilere dalacağım.Belki nefessiz kalmaktan kalbim sıkışacak,kurtulmak için yılana sarılacağım.Ya da yeniden yukarıya çıkamayacağım.Her ne olursa olsun iki gerçek var; 1.Sen hiç olmayacaksın, 2. O bebek burun hiç değişmeyecek…
en güzel şarkım olmanı dilerdim;dinlemekten hiç ama hiç usanmayacağım.
en sevdiğin enstrumanın olmayı isterdim;üzerinde bütün duygularını dile getirebileceğin.
- İki sorun var peder. İki büyük sorun. Varoluşumla alakalı iki devasa sorun.
- Nedir oğlum?
- Tanrı, bize ruhundan üfledi değil mi?
- Evet.
- O halde tanrı, hasta bir ruha sahip olabilir mi? Bunca insanın kıvranmasının, hastalıklı hareketlerinin ve Akıl hastanelerinin başka bir açıklaması var mı Peder? Ya tanrı ruhundaki hastalığı bizlere bulaştırdı. ya da insanoğlu ruhları kullanmayı bilmiyor, bozdu.
masanın üzerinde bıraktığın,hala saçının sıcaklığını taşıyan o küçük tokana,
olur da bir erkek gelir elini sürer, onu masanın diğer kenarına koymak maksadıyla…
saçının kokusu parmaklarına siner..
parmaklarına sinmiş kokun ile bilmeden elini dudağına götürür..
kokun dudağına,saçın ağzından düşen nefese,değer..
ve bana neden öldürdün adamı derler,anlatırım gülerler..
kokunu hiç bilmezler..
" ö.s.ö (via otisakaman)(via otisakaman)
(Source: otisakaman, via bayankolasevmeyen)


